Kaklık Mağarası, Pamukkale'nin yer altında yer alan versiyonudur diyebiliriz.
İsmi "mağara" olsa da Kaklık, dağların engebeli tepelerinde değil, bir düzlüğün altında yani yer altında yer alıyor.
Keşfedilip turizme kazandırılması çok yeni.
Ulaşımı da gayet rahat. Dümdüz yol. Denizli'ye mesafesi 30 km.
Yalnız mağaraya giden yol ağır tonajlı çimento kamyonları yüzünden biraz hasar görmüş.
Mağaranın ilerisinde Denizli Çimento var çünkü...
Mağaranın bulunmasına vesile olan da tarlasında çalışan bir çiftçiymiş. Traktörün tekeri saplanıp kalınca, tekerleği çıkarmak için yapılan çalışmalar esnasında fark edilmiş bu güzellik...
Kaklık Mağarası UNESCO Dünya Mirası Listesinde yer alıyor.
Alana girdiğinizde kükürt kokusu hemen hissettiriyor kendini.
Merdivenlerle yerin altına inerek gezintiye başlıyorsunuz.
Merdivenlerde ilerledikçe ortam karanlıklaşıyor. Loş ortam ve üzerinden su akan beyaz travertenler oldukça hoş görünüyor.
Fotoğraf çekmeye meraka olanlar yada profesyonel makinesi olanların güzel kareler yakalayacağına eminim.
Cep telefonu ile çekilince ancak bu kadar oluyor;)
Ortamda sıkıntı yaratan bir nokta, yürüdüğünüz dar koridorların yer yer su ile kaplı olması.
Su neden kaynaklanıyor bilemiyorum.
Fakat babet tarzında ince altlı ayakkabı ile gezinti yapmak sıkıntı verebilir.
Bazı noktalarda duvardan küçük su damlaları düşüyor üstünüze.
Yaz günlerinde bu durum kısa süreli de olsa serinlik hissi oluşturacaktır.
Mağarada benim en çok dikkatimi çeken, kükürtlü suyun toplandığı havuz oldu.
Havuzdaki suyun rengi çok berrak bir mavi.
İçerisinde yetişen bitkiler var ve çevresinde de yeşil bir ortam hakim.
Çok güzel görünüyordu...
Çıkışta dayanamayıp akan suya elime soktum ve hatta tadına baktım:)
Bildiğimiz su gibiydi tadı.
Gezinti çok uzun sürmüyor içeride.
Mağaranın bazı bölümlerini kapatmışlar.
Çıkışta mağaranın tanıtımını yapan tabelayı da fotoğrafladım.
Aşağıdan çekince ancak bu kadar oldu:)
Çıkışta havuz ve cafe tarzında bir yer var.
Yolunuz düşerse görmenizi -naçizane- tavsiye ederim.






