Defterdar Cami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Defterdar Cami etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Mart 2014 Cuma

GEYİKLİ PARK

Yazar: Sunay AKIN
Yayınevi: Türkiye İş Bankası Yayınları


Uzun zaman önce okumaya başladığım, ara ara okumaya devam ettiğim ve en sonunda tamamladığım bir kitap.
Öncelikle şunu söylemek lazım; Sunay Akın çok fazla şey biliyor!
Bu kadar ilginç bilgiyi insan hafızasına nasıl alır, biriktirir, farklı olayları birbiriyle bağlayarak 1'in içinde 10'u nasıl anlatır ben çözemiyorum.
Sunay Akın geçmiş zamanda kalan olayların gerçekleştiği günlere götürüyor insanı, yada geçmiş olayları bugünle bağdaştırarak anlatıyor .
Misal; Mehmet Akif Ersoy'un evlatları hep yokluk içinde veda etmiş hayata... Bir oğlunun cenazesi (maalesef) çöp bidonun yanında bulunmuş, diğer oğlu parasızlık yüzünden tedavisini sürdüremeyip hayatını kaybettiğinde cenaze masrafları Üsküdar Belediyesince karşılanmış. Keza kızı Beyoğlu'nda oturduğu evden kirayı ödeyemediği için torunlarıyla birlikte sokağa terk edilmiş. Kahroluyor insan okurken.

Mimar Sinan'ın eseri olan ve Eyüp ilçesinde bulunan Defterdar Cami'nin minaresinde, diğer camilerde bulunan hilal yerine yazı için kullanılan hokka ve divit bulunuyormuş mesela...

Bir başka bilgi, Osman Hamdi Bey'in meşhur eseri Kaplumbağa Terbiyecisi 2 kez çizilmiş! 1906 yılında çizilen halinde 5 kaplumbağa varken 1907 yılındaki nüshada 6 kaplumbağa varmış.

1924 yılında bisiklet kategorisinde Türkiye'yi temsil için olimpiyatlara katılan fakat bisikletleri standartlara uygun olmadığı için yarışlara katılamayan  grup (ki trajomik bu hikaye aslında) içinde yer alan Cavit Cav, anatomi dersleri için bedenini bağışlamış. Ve şu anda Ankara Üniversitesi Anatomi Bilim Dalı'nda iskeleti bulunmakta ve altındaki plakette ismi yazılıymış.

1938 yılında Japonya'da inşa edilen Tokyo Cami'nde şu an Türk bayrağı dalgalanmakta ve cami Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlıymış. Sunay Akın caminin yapılma aşamasında Gazi Mustafa Kemal'in de yer aldığını belirtirken, isim vermeden tarihçi Mustafa Armağan ile konu hakkında fikir uyuşmazlığında olduğunu da belirtmiş.

İlginç bilgiler, değil mi?

Kitaptaki bazı hususlar Sunay Akın'ın televizyon programlarında bahsettiği olaylar.

Bir de sonlara doğru, kitabın çıkış tarihine yakın olması ve Gezi Parkı Olaylarının cereyan etmesiyle ile ilgili olarak bazı bölümler eklenmiş (ki kitaba adını veren bölüm de bunlardan biri).

Geniş vakitte, sakin kafayla tekrar okumam gerektiğini düşünüyorum kitabı.
Çok fazla bilgi yükledi bana, tam sindiremedim hepsini:)