Geleneksel adıyla etamin, yeni dönem modasıyla çarpı işi dediğimiz uğraş oldukça hoşuma gidiyor.
Renkler, sayılar, çarpılar derken ortaya çıkan sonucun karşısına geçip şöyle uzun uzun ve mutlulukla bakmanın bedeli... bence... paha biçilemez! :)
Lakin bu işin de kendi içinde pek çok püf noktası var.
Etamin kumaşının delik aralığı ne olacak, yerli kumaş mı ithal kumaş mı tercih edilecek, tercih edilen kumaş kaç numaralı iplikle işlenecek, hangi kasnak alınacak gibi pek çok soru cevaplanmayı bekliyor.
İlk etapta, pek deneyimim olmadığı için hazır etamin kitlerini işlemeyi tercih etmiş ve neticelerini blogda paylaşmıştım (ilgilenen arkadaşlarım için
rengarenk papağan,
gül desenli kanaviçe ve
şapkalı kız başlıklı yazılarımın linkini önerebilirim).
Gel zaman git zaman, internette birbirinden güzel modelleri gördükçe ve bilgisayarımdaki arşiv kabardıkça, bu hazır kitler beni kesmez oldu.
Biraz araştırdım kumaşları, iplikleri falan... Ama hala cesaretim yok!
3 manifaturacı, 2 internet sitesi gezip iyice fikir edindikten sonra gözümü kapadım ve -nihayet-Eminönü'ne alışverişe gittim.:)
Önceden yaptığım incelemelerde, yerli kumaşların daha seyrek bir dokumaya sahip olduğunu ve fiyat olarak ithallere göre çok daha uygun fiyatlı olduğunu gördüm.
Fakat ithal olan kumaşların delikleri, yerli dokumalara oranla daha belirgin ve kumaş yapısı daha tok duruyor.
Yerli kumaşların daha çok seccade işlemesinde kullanıldığını da okumuştum bir blogda...
Önceden işlediğim hazır kitlerin içinden 14 ct'lik DMC marka ithal kumaş çıkmıştı (ct, delik sayısıyla alakalı bir kavram olsa gerek. Bu kumaşın 1 santimetresinde 10 adet delik var).
Bu kumaşa çok rahat işlemiştim.
Yine kitten çıkan ipler de 8 numara idi.
Almayı planladığım malzemeler bu minvalde olacaktı.
İşleyeceğim modele de karar verdikten sonra bismillah deyip şablonun çıktısını aldım ve dokunup hissederek ihtiyaçlarımı almak için tuhafiyeye yollandım.
Beni harekete geçiren şey, önceden bir blogda işlenmiş halini gördüğüm ancak şablonunu temin edemediğim bir modeldi.
Geçtiğimiz hafta aynı modeli, yaptığı her şeyde estetik bir görünüm olan ve severek takip ettiğim
demetoloji blogunun sahibi Demet Hanım'da görünce oldukça mutlu oldum. Şablon renksiz olduğu için, işimi kolaylaştırmak bakımından işlenmiş halinin ekran görüntüsünü
demetoloji blogundan indirdim, şablonu da yine
demetolojinin pinterest hesabından indirip büyüttüm ve her ikisinin de A3 kağıda çıktısını aldım.
Bu model biraz detaylı olduğu için, ilk deneme olması bakımından arşivimde bulunan basit şablonlardan bir kaç tanesinin de çıktısını aldım ve serbest atışlı ilk deneyimi bu modellerden birinde tecrübe etmeyi tercih ettim.
İlk deneme için işlediğim tek renkli kırmızı modeli bitirince mutlu gözlerle epeyce incelediğimi itiraf etmeliyim;)
İşlediğim model çok küçük olduğundan nerede kullanacağımı bilmiyordum. Sonra aklıma geldi, neden şeffaf görünümlü telefon kılıfımın içine yerleştirip de telefonumu düz beyaz renkli görünümünden kurtarmayayım ki? ;)
Bence fena olmadı, siz ne dersiniz?
Rahmetli Cihan Abla'nın (
cihanın bahçesi) blogunda paylaştığı güzel etaminleri gördükçe hep imrenirdim.
"Sizden heves edip, ben de bu işlere giriştim Cihan Abla" demek nasip olmadı maalesef:(
Cihan Ablamızı rahmetle anıyor, ruhuna bir Fatiha hediye edelim diyerek uzuuun yazımı noktalamak istiyorum...