27 Mart 2014 Perşembe

FETHİYE GEZİSİ 2: ÖLÜDENİZ

En çok Babadağ'dan yamaç paraşütü yapan adrenalin tutkunlarının yer aldığı fotoğraf karelerinde rastlarız Ölüdeniz'e...

Mevsimsel şartlar uygun olsa, tüm temkinli yapıma rağmen ben bile bu güzelliği gök yüzünden görebilmek için kendimi dağlardan aşağıya atabilirdim! (yanlış anlaşılmasın, tüm tedbirleri 1538 kez kontrol ettikten sonra bu işe girişirdim tabi, temkinliyim ya:)

Ölüdeniz Tabiat Parkı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nın işletmesinde bulunuyor, giriş ücretli (kişi başı 6 tl ödeniyor. Otomobil 20, minibüs 35-70 ve otobüs 120-165 tl arasında değişen fiyatlarla giriş yapabiliyor)

Giriş kısmından içeriye doğru ilerledikçe "akasyalaaar açaaarkeeen" nidalarını hatırlatırcasına ağaçların arasından geçiyoruz.

Kumsala paralel olan taşlık ve ağaçlık bir yoldan ilerliyoruz...


İstanbul'da deniz gördüğünü zannedip kendini şanslı sayan biz, Fethiye'deki manzaraları gördükçe -açıkçası- kendimizi kandırılmış hissettik (evet İstanbul Boğazı çok güzel, doğru, ama buralar bambaşka... Bakir kalmış bir kere...)




Yakmayan bir güneş, palmiyeler, akasya ağaçları, güzel olmasına rağmen küstah olmayan masmavi ve duru bir deniz, sakinlik, huzur, dinginlik...
Gündelik hayatını 13 milyon insanla paylaşmak durumunda olan bizler için buralardan daha iyi yer mi olur?


Bu gördüğümüz güzel yer Ölüdeniz olarak adlandırılan yerden önce kalıyor ve sanırım Belceğiz olarak nitelendiriliyor.
Ama Ölüdeniz zaten buraya yürüme mesafesiyle 5 dakika kadar sürüyor.

Geçiyoruz Ölüdeniz tarafına...


Aslında ben Ölüdeniz'i görünce biraz şaşırdım, çünkü bizim Ölüdeniz diye bildiğimiz yer sanırım yukarıda fotoğraflarını gördüğümüz Belceğiz oluyor...
Bu kısımda su sanki hiç hareket etmiyormuş gibi görünüyor,  hatta sazlık gibi bazı yerler var kıyıya yakın. Ama bizim bulunduğumuz yerin karşı kıyıları daha mavi, berrak ve hoş bir suya sahip görünüyordu. Zaten o kısımda pansiyon tarzı yerler vardı ama biz o kısma geçmedik.

Bu tarafın da hakkını yememek lazım, sezon geldiğinde daha bakımlı ve hoş olduğuna eminim.
(sakinlikten hoşlanan biri olarak bir kez daha gezi zamanlamamızın çok iyi olduğunu düşündüm, yazın iğne atsan yere düşmeyen bir hal alıyordur buralar...)


Ölüdeniz'de su sirkülasyonu yokmuş gibi görünse de su kendini yeniliyormuş (bakınız vikipedi)

Dikkatimi çeken bir husus da deniz yüzeyi temizleme botu oldu.
Bu botla sazlıklar ve su yüzeyinde yer alan atıklar temizleniyor.


Tabiat parkı içerisinde sosyal imkanlar da buluyor: büfe, soyunma kabini, duş, tuvalet, mescit, lokanta, vs. gibi...

Gezimizin ikinci durağını da sizlerle paylaşmış oldum.
İlk durağımız olan Amintas Kaya Mezarlarını da incelemek isterseniz buraya tıklamanız yeterli.

18 yorum:

Yeniler Kendini Hayat dedi ki...

Resimler harika :) İnşallah dünya gözüyle gezip görmek de nasip olur..

Syhn dedi ki...

yamaç paraşütü yapmayı kesinlikle çok isterim.
ama..
aması var.
yok senin gibi temkinli olmaktan değil, benim işin kötü yanı hiç aklıma gelmez de...
hani bilen kişilerin kucağına oturuyorsun ya :)))
heh anladın, oturamam elin herifinin kucagına :)))

beyza aydin baser dedi ki...

Yeniler Kendini Hayat;umarım nasip olur. Ülkemiz uçsuz bucaksız bir cennet...

Syhn; bak o kısım aklıma gelmemişti... Yani nasıl oturduğumuz:)
Ama internetten baktım da (harness deniyormuş ismine) koltuk gibi bir mekanizmaya benziyor sanki:)

Mine Uysal dedi ki...

ölmeden önce gitmek istediğim yerlerden birisi,emekli olduğum günü görsem... gezi listeme başlayacağım :)

sevgiler

Yazdan Kalan dedi ki...

Çok güzel bir zaman seçmişsiniz, tenhalık iyidir.

beyza aydin baser dedi ki...

Mine Uysal; hayat anlayamadığımız bir hızla ilerliyor ve ne zaman bizden ayrılacak bilmiyoruz, eğer imkanınız varsa hiç ertelemeyin listelerinizi... Bence yani;)

Yazdan Kalan; aynen.
Ses seda yoktu, ne güzeldi...
:)

Ruhsuz Atmaca dedi ki...

İnşallah bir gün banda gezip görmek nasip olur :)))

deeptone dedi ki...

ölüdeniz. bayılıyorum. paraşüt. hayatta binemem valla :)

beyza aydin baser dedi ki...

Ruhsuz Atmaca; inşallah. Fırsat bulursanız hiç kaçırmayın derim:)

deep; neden ki? Adrenalin işte:))

deeptone dedi ki...

korkarım beeee aman aman :) başım döner kusarım valla :)

beyza aydin baser dedi ki...

deep; her güzel... ve kusuru...
işte tüm mesele bu:)
tabi o kadar yüksekten atlayınca insanın içi de bir kıpır kıpır etmiyor değildir herhalde:)

Kafa Dergi dedi ki...

Beyza Hanım selam! :)

Çok güzel çoook... Ben de Marmaris'i yazdım geçenlerde! :)

safransarı dedi ki...

Sanırım kıskandım :p

beyza aydin baser dedi ki...

Kafa Dergi; merhaba.
Marmaris de eminim harikadır:)

safransarı; lütfen kıskanmayalım:))
Gidelim, görelim:))

bir hayal kur dedi ki...

Fethiye güzeldir görülesi her yeriyle... Güzel fotoğraflar. Güzel bir gezi.

beyza aydin baser dedi ki...

bir hayal kur; teşekkürler.
Gerçekten güzel memleket...

rici dedi ki...

Fethiye im Urlaubsparadies Türkei

Die Stadt Fethiye liegt in der Türkei und ist wunderhübsch anzuschauen. Man kann an diesem Ort einmal den Ausblick von der Meeresbucht auf die Ortschaft werfen, die im Südosten der Bucht liegt und umgekehrt. In vergangener Zeit war es eine Ortschaft, in welcher Gemüse, Chromerzen ferner Fisch verkauft wurde, um Einnahmen zu erreichen. Heutzutage kommen genügend Urlauber in diesen Teil der Türkei und sorgen für hinreichend Einkommen. Die Stadt hat einen sehr guten Charme, auch wenn mittlerweile mehrere Hotels und Feriensiedlungen gebaut wurden.
Der Tourist kann den weißen Sandstrand Öludeniz aufsuchen, wo man natürlich auch das tiefblaue Wasser benutzen kann. Ob man derbei zum Tauchen möchte, sich anderen Wassersportarten zuwendet oder einfach allein den Ausblick genießt, sofern man am Badestrand liegt. Der Badestrand ist lediglich 14 km von der Ortschaft entfernt. Die Bucht ist von Bergen umgeben, der wichtigste Berg ist der Vaterberg (Baba Dagí) der nämlich mit seinen 1969 Metern einfach aus dem Meer hinausragt.

Wer in Fethiye Urlaub macht, kann recht viel erleben. Ob man dieserfalls den Badestrand von Calis nutzt, ob man den antiken Stadtkern besucht. Der Tourist kann die Moschee Eski Cami besuchen, ein kleines Museum bestaunen oder aber auch ein Hamam besuchen. Anderweitig gibt es im Zentrum jede Menge Geschäfte, wie Teppichhändler, Juweliere und mehr.
Der Basar bietet die Möglichkeit, Grünzeug, Obst und Anziehsachen zu erwerben. Man kann dazu auch noch lykrische Felsengräber besuchen und über das Hellistische Theater staunen. Der Hafen mit alten und neuen Holzbooten ist eine Augenweide. Man kann dort auch Doppeldecker Boote heranziehen, um an Touren teilzunehmen, so dass man die Türkei noch besser genießen kann. Wenn Sie noch mehr über die schöne Ortschaft erfahren wollen, sollten Sie zwingend www.fethiyee.de besuchen. Dort können Sie noch etliche Informationen und selbst Bilder einsehen.

Kayra Ecem Erceylan dedi ki...

Ben bu yaz Fethiye'ye gitmeyi düşünüyorum. Çok eskiden gitmiştim en son budan dolayı araştırmak istedim.Yazılarınızı çok sevdim. Ölü deniz rotamızda yoktu ama bu yazdıklarınızdan sonra kesinlikle gideceğim.