21 Mart 2014 Cuma

ÇOK BLOG OKUMAK KİTAP OKUMA ORANINI AZALTIYOR MU?

Bir kaç haftadır bu konuyu yazmak istiyordum.
Ve bugün (yeni bir yayını olduğunu gördüğümde illa ki okuduğum blog arkadaşım) deeptone'nin YAZMAK isimli yazısını gördükten sonra, tembellik yapıp yazmayı daha da ertelemeyeyim en iyisi dedim.

Blogları okuma anlamında takip etmem 1 sene 3 ay kadar evveline dayanıyor.
Blogum da yaklaşık 1 senedir yayında.
Şu ana kadar çok uzun biçimde ara verip yayın hazırlamayı aksattığım pek olmadı (tatilde olduğum zamanlar hariç).
Gün içerisinde de internete ulaşma imkanım oldukça fazla olduğu için müsait oldukça bloglara göz atma, göz atmakla yetinmeyip okuma, okumuşken şunu da bir araştırayım deyip farklı sulara yelken açma, yelkeni fazla açıp karadan çok uzaklaştığımı fark edince "yahu ben ne amaçla buralara gelmiştim?" diye kendime sorma hallerini sıkça yaşıyorum.

Bunları niye yazıyorum peki?



Çocukluğumdan beri kitap okurum.
İlkokul 1. sınıftayken evde, sınıfımızda ve ilimizde bulunan çocuk kütüphanesindeki kitapların tümünü okuduğum ve artık kütüphane görevlisi bana verecek kitap bulamadığı için, anneme beni İl Halk Kütüphanesi'ne kaydettirmesini ve orada okuyabileceğim seviyede kitap varsa onları temin etmemizi önermişti görevli.
(Kesinlikle "ben harika bir şey yaptım ve kitap kurduydum" anlamında yazmıyorum, eski dönemlerde yetişen ve çocukken 4-5 lisanı öğrenip hala ilime/bilime aç olan insanlarla kendimizi kıyasladığımızda okyanusta damlayım, bunun bilincindeyim.)
Lakin blog okumaya başladığımdan bu yana kitap okuma oranımın oldukça azaldığını fark ettim ve bir kaç haftadır kitaplarıma vakit ayırmaya başladım.


Okuma oranının azalmasını şuna bağlıyorum; blogları gezerken, oradan oraya zıplayıp yeni şeyler öğrenirken ve yazılanların içeriğine bağlı olarak farklı hissiyatlara kapılırken, önceden kitap okuyarak sürüklendiğimiz bu duyguları yeterince yaşıyoruz ve günlük kotamız doluyor.
Ne dersiniz bu önermeme?

Bir Not: Kitap paylaşım ve yazın içerikli bloglar hariç tutulabilir.
Çünkü onlar zaten okuma ve yazma eylemi üzerine blog paylaşımında bulunuyorlar ve birbirlerini (olumlu anlamda) tetikliyorlar kanaatindeyim.

* Fotoğraf internetten alıntıdır.

4 yorum:

deeptone dedi ki...

eh doğru sölemişsin tabii. kitap okumak ve blog okumak, ikisi bir arada gidebilir. bak nasıl mesela. bloga, yazmaya, yorum yanıtlamaya ve blog okuyupm yorumlamaya, örneğin ben günde 1.5 saat ayırıyorum. ama her gün daima. günde 1.5 saat. boş zamanlarımda günde 2 saat oluyor. blog yazmak okumak hobi. kitap okumak da. o zaman günde 2 saat da kitap okumaya ayırabiliriz. blogu da, okumaktan çok yazma yeri olarak görmeli ki, önceliklee :) ama bak blogdan çok hoş yemek tatlı tarifleri öğreniyorum, veya alışveriş dekorasyon örnekleri filan. :)))) güzel anlatmışsın. blog okumak kitap okumayı azaltabilir doğruu :)

Serhat Atılkan dedi ki...

Bende her gün düzenli olarak gazete aylık olarak dergi okuyorum. Günlük olarak bir çok blogu takip edip ayrıca fırsat buldukça roman okumaya çalışıyorum. Yani istedikten sonra herşey rahat bir şekilde yapılabilir.

Yazdan Kalan dedi ki...

Okumak kesinlikle bir ihtiyaç, yemeğe duyulan açlık gibi. Blog ve kitap okuma arasındaki fark da abur cuburla da karın doyuyor, sulu okkalı bir yemekle de. İtiraf etmek gerekirse ben bloglarda yayınlanan deneme türlerini pek okumuyorum zira buna vakit bulamıyorum. Okumaya ayıracağım vakti sevdiğim yazarlara ayırmaya yeğliyor, blog dünyasındaysa yeni fikirler edinmeye, ufkumu aydınlatmaya çalışıyorum. Bu bazen bir gezi yayını, bazen bir kitap tanıtımı, bazense iyi hazırlanmış görsellerden ibaret oluyor.

beyza aydin baser dedi ki...

Yazdan Kalan; blog ve yemek yemek arasındaki benzetme çok hoşuma gitti, doğru hakikaten.

deeptone ve Serhat Atılkan; elbette zamanı doğru planlayınca her şey daha yolunda olacak, haklısınız. Benim durumum biraz bir müsibet bin nasihat olayına benziyor. İçinde olduğum durumun ayırdına vardığım için kontrol artık bende;)