10 Nisan 2016 Pazar

ANTON ÇEHOV / HİKAYELERDEN BİR DEMET

En son okuduğum kitap, Anton Çehov'un hikayelerinden oluşan bir kitaptı. Çok da planlayarak aldığım bir kitap değildi aslında. Kitapçıya sorduğum kitapların hiç birine ulaşamayınca, klasiklerden bir şey alayım düşüncesi ile 2 kitap satın aldım. Bu da onlardan biri.

Hoşuma giden yönlerinden biri, Anton Çehov'un onlarca hikayesinden ince eleyip sık dokuyarak, en iyilerinin derlenmesiydi. Gerçi en iyileri kıstasını belirleyen ben değilim, taktir edersiniz ki tüm hikayelerini okumuş değilim;) Lakin hikayeleri tercüme eden ve Rus Edebiyatıyla yakından ilgilenen Yrd. Doç. Dr. Beyhan Asma böyle söylüyor.


Kitabın beğendiğim diğer bir yönü; Beyhan Hoca tarafından Anton Çehov'un hayatı ve eserleriyle ilgili bilgilendirici bir bölümün kitabın başlangıcında yer almasıydı. Anton Çehov'un doktor olduğunu ama edebiyatçı kimliğinin hep ön planda olduğunu bu sayede öğrenmiş oldum. Anton Çehov'un yazdığı eserler büyük ilgiyle karşılandıkça, yazar çok daha az eser yayınlamaya başlamış. Sanırım bu durumun sebebi, zirvede kalmaya devam etme çabası. Açıkçası taktirle karşıladım bu durumu. Zira günümüzde hak ederek yahut hasbelkader iyi iş çıkaranlar, "ne versek gidiyor" mantığı ile hareket ederek kalitelerinden ödün verebiliyor maalesef...

Çehov, genellikle kısa ve öz hikayeler yazmayı tercih etmiş. Kitaptaki hikayeler de hep kısa, 1.5 sayfa süren var mesela. En uzun olanı da 6-7 sayfayı geçmemiştir tahmin ediyorum.


Hikayelerde genellikle dönemin bürokratik kesimine ve zengin tabakaya inceden inceye dokundurma yapılıyor. Yer verilen olaylar, durumlar ve karakterler değerlendirildiğinde, çevreye dair gözlem gücünün yüksek olduğu ve bazı durumlarda taşın gediğine "cuk" oturtulduğunu fark etmek de mümkün. Kitap, 20 hikayeden oluşuyor.  Tercüme konusunda çok hassas olduğumu pek çok kez dile getirmiştim. Kitaptaki ifadelerin anlaşılır, noktalama ve yazım kurallarına dikkat edilmiş olması, tercümeyi doyurucu kılıyor.

Anton Çehov/Hikayelerden Bir Demet
Çeviren: Beyhan Asma
Yayınevi: İlya Yayınevi

10 yorum:

Makbule Abalı dedi ki...

Çehov'un küçük hikayeleri ne güzeldir. Hayallere dalarak okur insan.
Martı, Vanya Dayı, Üç kız kardeş, vişne bahçesi unutamadıklarım. Son üçünü tiyatro oyunu olarak da izlemiştim.

deeptone dedi ki...

du gelcem yinee. çehov demiştin. çehov çok severim. çehov ve tolstoy için büyük dedelerim diyom yaa.

deeptone dedi ki...

bu kitabı görmemiştim. çeviriler de iyi demek ki. okudum ben de büssürü hikayesini. makbule abalının söyledikleri de çok ünlü ve güzel. çehov usta tabii, kısa hikaye zor tabii. roman yazmak kolay çünkü lafını bitiremiyon bi türlü habire yazıyon tabiiii :)))) bi deee ay o zaman ay yazayım ben deeee bigün zirveye çıkarsam ha ha haaaaa :)

beyza aydin baser dedi ki...

Makbule Abalı; evet, severek okudum:)

deepcancığım; büyük deden güzel yazıyor:)

Merve'nin evinden dedi ki...

bende okumuştum iki ay önce çok ama çok güzel kitap ;)

deeptone dedi ki...

melabaaaağ :)

beyza aydin baser dedi ki...

Merhaba deepcancığım;)

beyza aydin baser dedi ki...

Merve'nin evinden; değil mi? :)

Sertaç Cihan dedi ki...

Sağlıkla,güzelliklerle dolu mutlu bayramlar diliyorum.Sevgiler....

beyza aydin baser dedi ki...

Sertaç Cihan; çok teşekkürler:)